Aslında biten degil, bitmeyen asklar aci verirler...
Aslında, dibine kadar yasadigin degil, doymadan kalktigin asklar ızdırap verirler...
Aslında, karsindakinin suçlu olduguna degil,
Kendinin suclu olduguna inandigin asklar, hayati mahvederler...
Sorumlulugu karsi tarafa degil, kendine de yiktigin asklar,
İcini acitirlar...
Cızz ettirirler... Askin acisi, keşkelerin sayisiyla orantılıdır...
Keşkeler fazlaysa, askin acısı coktur...
Keskeler yoksa, artik ask da yoktur...
Aski bitirmek, sucun karsi tarafta olduguna inanmaktan gecer...
Sucun karsi tarafta olduguna inanamayanlar,
“keske sunu da yapsaydim” diyenler, aski bitiremezler...
Aski bitirmis gozukseler de, aciyi yok edemezler...
Aslinda biten degil, bitmeyen asklar aci verirler...
“Kalbin cok onemli gordugu birini, sevme, arzulama ve icinde hissetme durumudur ask...” Dibine kadar yasayip tukettigin degil, doymadan kalktigin, hala arzuladigin asklar izdirap verirler...
Artik ulasamazsin...
((Alıntı))