xwxserseri
10-29-2006, 04:50 PM
CANTANEM!
Sen bilemezsin sevdanın içimde yeniden canlandırdığı duyguları.. Bir günışığı gibi doğdun, seninle tüm karanlıklarım aydınlandı. içimde çoktan kurumuş o çorak topraklarda yeşeren yeni bir filiz gibisin.Her yaprağında umuda yolculuğum tekrar başlıyor.
Yıllardır beklediğim bir yağmur gibisin, her damlanda biraz daha canlanıyorum.Şu hayatıma kattıklarının, bende yaptığı değişimi anlatmaya ne kalem ne kağıt yetmiyor inan.Bakışlarında hiç tanımadığım ve erişemeyeceğimi bildiğim ne varsa hepsi mevcut, sende kendimi buluyor, adeta yaşamı yeniden keşfediyorum.
Bir gülüşün bile beni benden alıp, yılların yorgunu dünlere teğet geçerek ta uzaklara , turkuaz rengi o güzel günlere götürüyor. Senin yanındayken sanki zaman duruyor,her zaman yıkılacakmış gibi duran o sevda kalelerim biraz daha sağlamlaşıyorlar.
Saçının tek teline Dünya’ları verseler değişmem.Az mı hayal kurdum onlarda baharın meltemlerinin dansını seyretmek için.
CANÖZÜM!
Aldığım nefes gibi kıymetlisin, sen varsan ben varım.Sevda denen o koskoca ummanda sığınabileceğim tek liman gibisin,öyle huzur verici, öyle dingin ,öyle bakir. Düşün ki; bu uçsuz bucaksız tehlikeli sularda, yaşamın en acımasız zamanlarında dümeni kırık rotası meçhul bir gemi gibi oradan oraya savrulup duran ben ilk defa yıllardır ulaşmaya çalıştığım o limana daha şimdi yaklaşmışım.
Tek yaprak kımıldamayan bir yaz gecesinde, yıldız tozundan kanatlarınla avucuma konan bir ateşböceği gibisin.Her tebessümün içimde karanlık kuytu yanlarımda bir güneş gibi hızla doğuyor, gizli,saklı bir köşe dahi kalmıyor benliğimde.Seninle aydınlanıyorum.
AŞKIM!
Sadece SENİ SEVİYORUM.. sözünün içimdeki çalkantılı o deniz de yarattığı devasa dalgakıranları düşlemişti bu yürek,şimdi boşa ümitlenmediğini görmek güzel. İçimdeki camdan odalarda kumdan kaleler yapan o çocuk,artık şen kahkalarla uçsuz bucaksız gelincik tarlalarında koşup oynuyor bilesin.
Oysa daha dün sımsıkı kilitleyip en bilinmezlere savurup atmıştı dokunulmaz odalarının tüm anahtarlarını.Mahzunluk maskesini artık hiç takmayacak diye umut ediyorum. Meğer sebebi senmişsin o sessizliğin ,o dinginliğin yeni anladım.
Aşkın ateşine yanmaksa bu bahsettiklerim, ben çoktan kavruldum hatta eridim bunu bilesin.
SENİ SEVİYORUM İSTANBUL GÖZLÜM
Çünkü sen benim karanlık Dünya’ma doğan tek güneş’imsin.
Sen bilemezsin sevdanın içimde yeniden canlandırdığı duyguları.. Bir günışığı gibi doğdun, seninle tüm karanlıklarım aydınlandı. içimde çoktan kurumuş o çorak topraklarda yeşeren yeni bir filiz gibisin.Her yaprağında umuda yolculuğum tekrar başlıyor.
Yıllardır beklediğim bir yağmur gibisin, her damlanda biraz daha canlanıyorum.Şu hayatıma kattıklarının, bende yaptığı değişimi anlatmaya ne kalem ne kağıt yetmiyor inan.Bakışlarında hiç tanımadığım ve erişemeyeceğimi bildiğim ne varsa hepsi mevcut, sende kendimi buluyor, adeta yaşamı yeniden keşfediyorum.
Bir gülüşün bile beni benden alıp, yılların yorgunu dünlere teğet geçerek ta uzaklara , turkuaz rengi o güzel günlere götürüyor. Senin yanındayken sanki zaman duruyor,her zaman yıkılacakmış gibi duran o sevda kalelerim biraz daha sağlamlaşıyorlar.
Saçının tek teline Dünya’ları verseler değişmem.Az mı hayal kurdum onlarda baharın meltemlerinin dansını seyretmek için.
CANÖZÜM!
Aldığım nefes gibi kıymetlisin, sen varsan ben varım.Sevda denen o koskoca ummanda sığınabileceğim tek liman gibisin,öyle huzur verici, öyle dingin ,öyle bakir. Düşün ki; bu uçsuz bucaksız tehlikeli sularda, yaşamın en acımasız zamanlarında dümeni kırık rotası meçhul bir gemi gibi oradan oraya savrulup duran ben ilk defa yıllardır ulaşmaya çalıştığım o limana daha şimdi yaklaşmışım.
Tek yaprak kımıldamayan bir yaz gecesinde, yıldız tozundan kanatlarınla avucuma konan bir ateşböceği gibisin.Her tebessümün içimde karanlık kuytu yanlarımda bir güneş gibi hızla doğuyor, gizli,saklı bir köşe dahi kalmıyor benliğimde.Seninle aydınlanıyorum.
AŞKIM!
Sadece SENİ SEVİYORUM.. sözünün içimdeki çalkantılı o deniz de yarattığı devasa dalgakıranları düşlemişti bu yürek,şimdi boşa ümitlenmediğini görmek güzel. İçimdeki camdan odalarda kumdan kaleler yapan o çocuk,artık şen kahkalarla uçsuz bucaksız gelincik tarlalarında koşup oynuyor bilesin.
Oysa daha dün sımsıkı kilitleyip en bilinmezlere savurup atmıştı dokunulmaz odalarının tüm anahtarlarını.Mahzunluk maskesini artık hiç takmayacak diye umut ediyorum. Meğer sebebi senmişsin o sessizliğin ,o dinginliğin yeni anladım.
Aşkın ateşine yanmaksa bu bahsettiklerim, ben çoktan kavruldum hatta eridim bunu bilesin.
SENİ SEVİYORUM İSTANBUL GÖZLÜM
Çünkü sen benim karanlık Dünya’ma doğan tek güneş’imsin.