Web Stats

Söylemediklerimi İşitin Lütfen ..!

kâLpsiz
11-01-2006, 10:38 AM
Ben seni bir okyanusun derinliginde buldum da sevdim
Parlak bir inciydin benim için
Paha biçilmez bir inci
Ben seni soguk ve yagmurlu bir günde
Seni düsünürken gülüsündeki sicakligin içime dolup da
Beni sardigi bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun,siyah saçlarin yada kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye degil
Fikirlerinle,konusmandaki güzelligin ve benim o kor halde yanan yüregimle
sevdim
Ben seni derinden ve hissederek sevdim
Her kalp atisimda vücudumun dört bir kösesine yayildigini
Beni sardigini her nefes alisimda cigerlerime isledigini bilerek
sevdim Seni kis gecelerinin o soguk yataginda birlikte uyuyup beni
isittigin Yaz sicaginda uyuyamayip sikintilarim oldugun
Ve rüyalarimda bulustugumuz gecelerde sevdim
Seni ellerinden tutup kanimin kaynadigi
Kalbimin yerinden firlayacagini hissettigim anlarda
O islak dudaklarinla beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim
Ben seni o sensiz anlardaki bos ve degersiz geçen dakikalarda
Kayip zamanlarimizda,seni arayip bulamadigim
Çaresizlik içinde oldugum,içki sofralarini dost bildigim anlarda
sevdim Sen ne kadar uzak olsan da,
Aramizdaki kilometreler nasil çoksa
Bende seni o kadar yogun ve o denli çok sevdim
Seni kalbimde yanan atesin ile
Zihnimde olusan hayallerin o ay parçasi çehrenle
Bana derinden bakan o gözlerindeki isiltiyi görecegim anlari beklerken
Kalbimin yanip tutustugu anlarda
Gelip o bu atesi alevlendirerek
Bana sarilarak beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim >
Korkuyorum!
Hakkettigin mutlulugu sana verememekten korkuyorum.
Seni beni sevdiginden fazla sevememekten korkuyorum.
Senin sevgine layik olduktan sonra baskalari tarafindan o sevgiyi
kaybetmekten korkuyorum.
Seni kazandim derken kaybetmekten korkuyorum.
Aramizdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum.
Senin kalbini daha fazla kirmaktan korkuyorum.
O temiz ve masum göz yaslarini daha fazla akitmaktan korkuyorum. >
Evet korkuyorum;
seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten ...
Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum.
Yada yanlis anlasilmaktan korkuyorum.
Uçurumun kenarinda yalniz kalmaktan korkuyorum.
Dostluguna doyamadan uluorta yalniz kalmaktan korkuyorum.
Yüregimdeki o ince sizinin bir gün çogalmasindan ve beni sarmasindan
korkuyorum.
Sevgi denen güzelliginin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum.
Dostlugun ölüp yerine nefretin yesermesinden korkuyorum.
Korkuyorum evet;
seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten...
Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kiyamiyorum uzaktan
seyrediyorum
çünkü;
Seni daha fazla incitmekten korkuyorum.
Ömründe yasadigin mutlulugu huzuru sana yasatamamaktan korkuyorum.
Sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum.
Sonunda sana gözyasindan baska bir sey birakamamaktan korkuyorum. Seni
sevmekten degil;
dostlugunu suiistimal etmekten,
Seni kaybetmekten ve degerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap
verememekten korkuyorum.
Belki de çok fazla korkuyorum ...

ÇÜNKÜ; BEN iLK DEFA SEViYORUM



ÖLDÜRDÜĞÜN YERDE YAŞARIM

Şimdi o sokağı adımlarım baştanbaşa
Sökerim yüreğimi yerinden
Akıtırım kanını ,
Bir peri resmi çizerim gökyüzüne
Sadece ben bakarım ve sadece ben görürüm.
Sadece beni ısıt ve beni üşüt isterim.
Hayranlıkla bakarken
Kar yağar kor halindeki yüreğime
Soğuk tanecikler okşar beyaz elleriyle hislerimi,
Sensiz donarım...
Beklerim saatlerce ,
Gelmeyeceğini bildiğim halde.

Son bir sigara daha yakarım,
Dumanıyla atarım içimdeki
Kavuşmaya dair ümitleri
Unutulsam da hayalinden bir kıvılcım alır
Büyük bir ateş yakarım yüreğimde
İbrahim gibi atarım tenimi ateş dağına
Yetinmem , acısıyla...
Isınmak için geceyi örterim üstüme.
Fazıl’a merhamet eden kaldırımlar,
Kovar beni,
İncinirim, kızarım, kaçarım.
Dolanır ayağıma başıboş kaldırımlar
Öğrenemem bir türlü bayram kutlamasını
Bakarım gülenlere boş boş.
Gülmeyi denerim, nafile bir uğraş
Yüzümdeki mutluluğa dair direncin,
Senden sonra kırıldığını anlarım.
Bir sonraki bayrama saklarım,
Hatırlanmaya dair ümitlerimi.
Kimse görmeden
Gecenin en koyu karanlığına,
Günün en soğuk saatlerine,
Karanlığın içine sinen itlere
Haykırırım şuursuzca ,
Seni hala...
Seni hala ...
Seni hala çok sevdiğimi,
Zor söylerim işte yine.
Sonra adım atmaya mecalim kalmaz
Yıkılır düşerim, itler çullanır tepeme
Sen bilmesen de öldürdüğün yerde yaşarım.
Karanlıklarında seni sensiz taşırım.
İnan ki...

Henuz 18 ini yeni bitirmistin, enerji ve umutla dolu hayata
baslamaya hazirdin... Ne oldu?
Istemedigin bir okula girdin. Insanlari mutlu etmek, saygi
kazanmak, sevilmek için... Sevmedigin bir bölümde senelerini harcadin....
Ayaklarini sürüye sürüye gittin derslere... Çalismak istemedin...
Ama yine de zorladin kendini... Güç bela bitirdin sonunda...
Ne ailen, ne de arkadaslarin görmedi yaptigin fedakarligi...
Alkislamadilar seni, omuzlarinin üzerine çikarmadilar, madalya takmadilar...
Enerjin çoktan tükenmeye basladi bile...
Kimse bilmez nasil kendini feda ettigini...
Ruhunu teslim ettigini... Gençligini tükettigini...
Simdi is bulman gerek...Para kazanman, araba alman, ev alman
gerek.....
Istemedigin bir ise girdin...
Böyle olmasi gerekiyor diye...
Sirf çevrendekiler bekliyor diye...
Insanlari mutlu etmek, saygi kazanmak, sevilmek için...
Sabahin köründe gidiyorsun ise...Sevmedigin insanlar ile gününü harciyorsun...
Heyecan duymadigin islerle zamanini geçiriyorsun...
Yarinin gelmesinden nefret ediyorsun...
Sevildigini hissettin mi peki? Ya saygi?
Bitti mi insanlarin istekleri?
Özgür müsün artik?
Hayir hala özgür degilsin...
Simdi evlenmen gerek...
Öyle ya yasin geçiyor, evde mi kaldin ne?
Ariyorsun etrafinda uygun birisini,artik evlenmeliyim diyorsun...
Acaba gerçekten istiyor musun?
Sana uygun birisini buldun iste, boyu boyuna, meslegi meslegine, parasi
parana göre...
Peki ya kalbin?
Dügününden bir gece önce sessizce itiraf ettin kendine, ya dogru kisi degilse?
Belli ki hazir degildin bu evlilige...
Evlenmek için evlendin...
Insanlari mutlu etmek, saygi kazanmak, sevilmek için...
Mutlu oldun mu peki?
Kalbin heyecanla doldu mu?
Aksam eve kosarak döndün mü?
Sevildigini hissettin mi?
Sevistin mi tüm varliginla?
Daha evleneli bir sene dolmadi, insanlar çocuk demeye basladilar...
Istedin mi gerçekten bir çocuk sahibi olmayi?
Hazir misin bir canliyi yetistirmeye?
Söyle bana ne verebilirsin bu küçük insana?
Hayati kendi gözlerinle hiç yasadin mi?
Ne istedigini biliyor musun?
Ya istemedigini?
Hiç risk aldin mi?
Sen hiç kendin için bir sey yaptin mi?
Çocugun bir gün sorarsa Özgürlük Nedir?
Ne cevap vereceksin?
Sen hiç özgürlügü yasadin mi?
Evliliginde problemler yasiyorsun...
Sevmedigin bir insanla cehennemi paylasiyorsun...
Bosanmak fikri kafana gelip gelip gidiyor...
Cesaret edemiyorsun...
Insanlar ne der diyorsun...
Gene kendi duygularinin üzerine bir duvar örüp baska insanlar için evliliginde kaliyorsun....
Fedakarligini gören biri var mi?
Yasadigin izdirabi senin gibi yasayan?
Korkularin seni hapsetmis, her geçen gün etrafina bir duvar daha örüyorsun.
Sevilmeme korkusu, yalniz kalma korkusu, basarisiz olma korkusu,
sayginligini yitirme korkusu ve daha neler neler...
Hayatinda hiç korkmadigin bir gün oldu mu?
Cesaretle atıldın mı hiç, ya bilmedigin bir dünyaya girdin mi?
Sevilmemeyi göze aldin mi hiç?
Gülünç duruma düstün mü?
Agladin mi doyasiya, insanlara aldirmadan?
Aci çektin mi hiç, hani ölecegini düsünecek kadar...
Ve iyilesmeyi basarabildin mi hiç?
Yas erdi kemale diyorsun, bu saatten sonra benden ne köy olur ne klavuz.
Umutlarin tükenmis, hayallerin yikilmis...
Koca bir ömür baska insanlarin kontrolü altinda geçip gitmis.
Alismissin artik bu düzene, artik istesemde çikamam diyorsun...
Ve gene kendin için bir seyler yapmaktan vazgeçiyorsun...
Ne olurdu istedigin okula gitseydin...
Kim ne derse desin, ressam olsaydin...
Müzisyen, Arkeolog, Sanatçi, Sporcu olsaydin...
Hayattaki büyük adimlari ancak hazir oldugunda sen istedigin için
atsaydin...
Ne olurdu biraz risk alsaydin?
Biraz kendine güvenseydin?
Biraz kendine inansaydin?
Ne olurdu seni çepeçevre saran zincileri kirip, önünde ki duvarlari asip,
kendin olabilmeyi basarsaydin?
Kim! ne diyebilirdi sana?
Gene kimse madalya takmazdi, gene kimse alkislamazdi, gene kimse seni omuzlarinin üzerine çikarmazdi...
Ama sen kendine saygi duyardin!
Haydi su anda su dakika bir daha bak hayatina...
Bu sefer kendin için bir seyler yap...
Birak insanlar sevmesin seni,
Birak senin mutsuzlugundan mutlu olmayiversinler
Birak takdir etmesinler, onaylamasinlar
Birak dedikodunu yapsinlar, itiraz etsinler...
Hayatinda bir kere olsun bu riski al!
Istedigin meslegi yap...
Zevk al ürettigin isten...
Uçarak git isine...
Keyif al birlikte çalistigin insanlardan...
Yasamini kendin SEÇ ve
MUTLU OL seçtigin bu yasamdan...
Istedigin insan ile istedigin zamanda evlen... Ister 20 inde ol, ister 50 inde...
Senden baska kim bilir dogru insanin kim oldugunu ve
Dogru zamanin ne zaman oldugunu?
Dinleme baskalarini...
Evlenmek için hiç bir zaman geç sayilmaz...
Ve hatta istiyorsan asla evlenme...
Bu yasam senin! , ve izdirabini da, mutlulugunu da yasayan tek sensin....
Istedigin zaman çocuk yap...
Kendini hazir hissettiginde, yasama bir canli getirmek istediginde ve o çocuga verecek bir seylerin oldugunda...
Ve hatta istemezsen hiç çocuk yapma...
Istiyorsan baska bir sehre tasin, baska bir ülkeye, baska bir kitaya...
Mecbur degilsin bu sehire tıkılıp kalmaya...
Istiyorsan yeniden okula basla, yeni bir meslek,
YENİ BİR HAYAT
YENi BEN
Diyerek KENDİN İÇİN YAŞA...
Simdi soruyorum sana...
NE ZAMAN KENDİN İÇİN BİRŞEYLER YAPACAKSIN???

CAN DÜNDAR

Sormuşlar bir bilgine: HAYAT ne? Diye
Demiş bilgin; iki yönlü bir yol
devam eder bilinmeze.
Sen görmemezlikten gelsen de
vardır bir yoldaş her köşesinde
Bazen çıkarsın zorlukla dar bir yokuştan
bazen de aşarsın dertleri
sanki uçuyormuş gibi inerek buradan.

Peki, SEVGİ nedir? Demiş biri
Kalbine sığmayacak kadar geniş
Dedikodusunu yapamayacağın kadar temiz,
kokusunu alamayacağın kadar uzak
hayal edemeyeceğin kadar yakın...

Ya KORKU nedir? Diye atılmış diğeri
Bir yağmur damlasındaki barut kokusu.
Belki de saklanılan bir hayal yontusu
ya bir miniğin haykırırışı,
ya da yüreği yaralı bir kuşun feryadı....

Peki ya UMUT nerededir? Diye atılmış bir umut avcısı.
Bilinmezde değildir bilirim, demiş yerini kaygılı ve tasalı.
Aradın boşuna heryeri ama unuttun en kolay yeri besbelli
bunu derken işaret etti insanın en derinden yaralanan yerini...

Peki DOST kimdir? Diye sormuş biri.
Demiş; paylaştın mı sevgini, korkunu, ümidini ve yenilgini,
verdin mi desteğini, sordun mu halini,
yolladın mı yüreğini, ağladın mı onun gibi.

Hissettin mi DOSTLUĞU? Demiş diğeri.
Bilgin demiş:
Karşılığı olmadan verilir mi hiç yürekteki sevgi?
Dostluk dediğin; tek bir ruhun, iki ayrı bedende dirilmesi...


ALINTI...


Bana aldanmayın!
Yüzüm bir maskedir,
Sizi aldatmasın.

Binlerce maskem var,
Çıkarmaya korktuğum,
Ve,
Hiçbiri ben değilim...
Olmadığımı göstermek
İkinci doğam oldu.

"Kendinden emin biri" dersiniz,
Sanki güllük gülistanlık
Benim için herşey...
Adım güven belirtir,
Ve,
Oyunumun adı
"Ağırbaşlılıktır".
İçimde ve dışımda denizler sakin,
Her şeyin kumandanı ben...
Kimseye gereksinme duymayan
Ben...
Fakat, inanmayın bana,
Lütfen!...

Herşey dışta düzgün ve cilalı,
Hiç yıpranmayan, her zaman saklayan
O maske!..
Altta ne güven ne de rahatlık...
Altta,
Karışıklık, korku ve yalnızlık içinde bocalayan
Gerçek ben!...
Ama saklarım bu gerçeği savunuculukla...
Kimsenin bilmesini istemem...
Zayıf taraflarımı düşündükçe
Titrer ve sararırım...
Ya başkaları görürse iç dünyamı...
Gerçek ben ve yalnızlığımı!
İşte,
Maskelerimi onun için takarım...

Onun için, arkalarına saklanacak
Maskeler yaratırım...
Onlar,
Gösterişte kullanabileceğim
Parlatılmış yüzlerim.
Beni korur, bakan gözlerden...

Beni olduğum gibi kabul edecek,
Sevecek
Bakışları bulamazsam,
Solacak kuruyacak gerçek ben...
Ve,
Ben bunu biliyorum.
Beni kendi maskelerimden kurtaracak,
Kurduğum hapishaneden kaçıracak
Diktiğim engellerden aşıracak,
Beni seven,
Beni anlayan
Bakışlar olacak. Bana,
"Sen değerlisin" diyecek,
"Maskesizken daha bir insansın"
"Daha yakın, daha bir dostsun"
Diyecek bir bakışa
Beni gören bir bakışa
Muhtacım...

Benim yanıma sokulman kolay olmayacaktır!...
Uyarırım seni dost!..
Uzun yıllar kendini yetersiz hissetmiş ben,
Sana kendini kolayca açamayacaktır...
Bütün gücümle tutunacağım maskelerime
Ne kadar sokulursan yakınıma,
O denli şiddetli geri iteceğim seni...
Kim olduğumu merak ediyor musun?
Hiç merak etme...
Ben çevrendeki
Her erkek ve kadınım...
Maske takan her insanım.

Yazarı bilinmiyor...

çilekeş
11-01-2006, 12:29 PM
hepsıde cok guzel hele 18 yasına geldın... super tesekkurler

makman
11-01-2006, 11:41 PM
teşekkürler.... harika

Fr@biyy
11-01-2006, 11:44 PM
Teşekkürler...




EZ Archive Ads Plugin for vBulletin Copyright 2006 Computer Help Forum