Web Stats

Aşk Yıldızına Küsülmez

serseri_kiz
11-09-2006, 01:30 AM
[Only Registered Users Can See Links]şk Yıldızına Küsülmez[Only Registered Users Can See Links]
Bu yolculuğu uzun zamandır düşünüyordum ama ancak gün bügüne nasip olmuştu, Anneannemi çok özlemiştim, bir an önce onu görmek istiyordum. Anadolunu bağrında şirin bir kasabaydı burası dağların arasına sıkışmış, kasabanın içindeki tüm yollar taşlarla döşenmişti. Kasabanın etrafını uzun kavaklar sarmıştı bu yüzdende bu kasabaya Kavaklı kasabası diyorlardı. Sırtını dağlara yaslamış olan köyün her evin arasında küçük arklardan dağlardan gelen buz gibi sular akar. Güneş biraz küs gibidir Kavaklı kasabasına, yağmur ise hiç ayrılmayan dost gibidir. Canım Anneanneciğim şimdi iki katlı ahşap evin pencersinden bakıyordur dışarıya, elinde hiç düşürmediği tantele yine yüreğini döküyordur. Dedem gitti gideli hep aynı tantel örneğini örer olmuştu. Herkes ağlardı sevdiğinin arkasından o ise kızmıştı sevdiğine yüzüstü bırakıp gitti diye , öleli beş yıl olmuştu bir kez bile gitmemiştim mezarının başına, onun dedeme olan sevgisini bildiğim için şaşırdım bu davranışına, ve hiç anlam veremezdim.

Anneannem dedemle ilgili her konuşmamızda konuyu kapatırdı, onunla ilgili konuşmak istemezdi.Ama kararlıydım bu sefer ona soracaktım neden diye, dedemin gözleri nemlendiğinde Anneannem ağlardı, dedem gülümsediğinde gözlerinin içine mutluluk yıldızları doğardı. Bir Anne gibi titrerdi dedeme, dedem de bunu bilir bazen naz ederdi yalandan hastalanırdı, Anneannem bunu anlasada renk vermez her zamanki şefkatini esirgemezdi ondan. Bir kez bile birbirlerine kırılmamışlardı , adeta birbirleriyle yarış ederlerdi birbirlerini mutlu edecek bir şeyler yapmak için. Dedem Şekerpareyi çok severdi evdev hiç eksik olmazdı, Anneannem ise dağ çileğine bayılırdı dedem onun için dağların en uç yamaçlarına giderdi toplamak için oraların çiçekleri daha iyi olur diye. O kadar çoktuki birbirlerini mutlu etmek için uğraşları dedem küçük kağıtlara şiirler yazardı onun için , her akşam ayrı şiirle gelirdi ama tüm şiirleri AŞK YILDIZIM diye biterdi.

Günün birinde dedemle sohbet etmiştik sormuştum ona neden AŞK YILDIZI diyorsun diye ,

Dedem başlamıştı anlatmaya ;

-Bak Ozanım hayatta en zor ulaşılan şeyler yıldızlardır, ama daha zoruda hayatın boyunca sevebileceğin, ona olan sevginin he gün artabileceği bir sevda bulmaktır. O benim aşk yıldızım , ve her insanın milyonlarca yıldızın içersinde yanlızca bir tane aşk yıldızı vardır, ona ulaşmak ise her keze nasip olmaz. Her yıldız birbirine benzer tam buldum diye sevinirken bir kez daha yanıldığını anlarsın.

O konuşmayı yaptığımızda onaltı onyedi yaşlarına daha bıyıkları terlememiş bir delikanlıydım. O andan beri Aşk Yıldızımı arar dururum. Otobüs keskin virajlar yüzünden yavaş yavaş ilerliyordu. Bana ise özlemin vermiş olduğu heyecanla yol sanki gitgide uzamış gibi geliyordu. Saatler geçmişti bizim kasabaya az kalmıştı , her zamanki gibi patika yolun başlangıcında indim. Sırtıma vurduğum çantayla tepeyi aşdığımda kavaklı kasabası tam karşımdaydı. Tepeden aşağıya doğru bir keçi yolu uzanıyordu çimenlerin arasında az ilerle kavak ağaçları başlıyordu, biraz ilerledikten sonra ağaçların arasına dalmıştım.


Kasabanın başlangıcındaki çeşmeden eğilerek su içmeye başladım , her geldiğimde ilk burdan su içer öyle geçerdim. Buz gibi suyla ferahlamıştım. Hızla ilerliyordum bir anca önce Anneannem’e ulaşmak için sabırsızlanıyordum. Anneannemlerin evi kasabaya tam tepeden bakıyordu penceren baktığınızda tüm kasabayı görebiliyordunuz, son bir kaç adımla tepeyi çıkmış evin önüne varmıştım.

Daha kapıya vurmadan kapı açılmıştı Anneannem karşılamaştı beni sımsıkı sarılmıştı bana, oda beni çok özlemişti, hem sarılıyor hemde kokluyordu. Boncuk boncuk gözleri dolmuştu yine sımsıkı sarıldım çok ama çok özlemiştim. Tüm geceyi konuşarak geçirmiştik ve çok geç saatte uymuştuk.

Geç uyumamıza rağmen sabah ilk ışıklarıyla uyanmıştım, ama her zamanki gibi Anneannem benden önce uyanmış yine tüm hüneri ile nefis bir kahvaltı hazırlamıştı. Yine kahvaltıda bir tabak ve bir çay bardağı fazla idi, dedem gittiğinden beri hep böyleydi her yemeği bir kişilik fazla hazırlardı , evi şöyle bir süzdüm beş yıldır evin durumunu hiç değiştirmemişti sigara tabakası ve küllüğü yine sehbanın üzerindeydi son giydiği yeleği sandelyeye takmıştı yine oradaydı, ayakkabısı yine çevrilmiş kapının önündeydi, evdeki dedeme ait tüm eşyalar sanki birazdan dönecek gibiydi, pijaması katlanmış hemen yatağının başında, en son şiiri yazdığından beri kalem ve kağıtsa masanın üzerindeydi.

Kahvaltımı yapar yapmaz dedemin mezarına ziyaret etmek için hareketlenmeye başladım. Anneanneme döndüm ;

- Anneanne hadi sende gel, bak ben Dedeme gidiyorum !!

Anneannemin boncuk gözleri dolmuştu kaşları ise çatılmıştı bana cevap vermedi yanlızca kafasını çevirdi pencerenin dışına doğru bakıyordu. Anlamıştım yine gelmeyecekti kafamı önüme eğdim yola koyuldum geçen gelişimde dedeme söz vermiştim ona Aşk Yıldızını getireceğime dahil, ama sözümü tutamanın vermiş olduğu hüzün ile mezarın başına geldim.

Sevgili dedeciğimi özlemiştim ona anneannemi şikayet ettim seni unutmuş gelmiyor diye, sonra aklıma geldiki o olsa kızardı bana her zaman onu gülün dikeninden bile sakınırdı.

Aradan bir kaç gün geçmişti bir sabah uyandığımda sevgili Anneanneciğimin ilk defa kahvaltı hazırlamadığını farkettim, hemen odasına yöneldim , yanına vardığımda Anneanneme seslendim, gözlerini hafifçe araladı boncuk boncuk bana baktı ;

- Ozanım Annenle , Teyzeni çağır bana !!!

Şaşırmıştım nasıl yani der gibi bakıyordum , anneannem tekrar seslendi ;

- Fazla vaktim yok hadi Ozan

Telaşla telefonu çevirdim ama babamı aradım ne anneme söyleyebilrdim böyle bir şeyi nede teyzeme, ikiside annelerine deliler gibi düşkündü,babama telefonla görüştükten sonra tekrar anneannemin yanına gittim, ellerinden tuttum bir ihtiyacı olup olmadığı sordum, hafifçe doğruldu ;

- Ozanım dün gece rüyamda dedeni gördüm beni çağırıyordu yanına, vakit geldi diyordu artık, sen bana darılmışsın ama insan hiç Aşk Yıldızına küsermi dedi. Biliyormusun ben dedenin öldüğüne hiç ama hiç inanmadım hep sabah gidip akşam dönecekmiş gibi düşündüm, yine cam kenarına oturup sigarısını telleyecekti, bir kaç satır şiir yazacaktı ve her şiir sonunda Aşk Yıldızım diyecekti,akşam yemeğinin ardından gözlerime bakacaktı sevdiği tatlıyı soracaktı gözleriyle bana. Biliyorum hep sormak istedim bana neden dedenin mezarına gitmiyorum diye , birincisi ona çok kızmıştım bana söz vermişti biz birbirimizi sevmeye başladıktan sonra doğmuştuk ve ancak beraberce sona varacaktık diye o sözünü tutmadı ve erkenden gitti ona kırgınım, ikincisi ise onu hep var saydığım için mezarına gidemedim gitseydimde dönecemeyecktim, onu o kara toprağın altında naıl bırabilirdim, AŞK YILDIZLARI göklerde dolaşmalıdır ben Aşk Yıldızımı toprağın altına koyamazdım ,

Dedi zaten bu onun son seslenişiydi , bir daha kimse onun sesini duymadı, kızlarına yanlızca gözleriyle veda etti.Anneannemi dedemin yanına gömdük o gece herkes uyuduktan sonra kapının önüne çıktım ve gökyüzüne baktım sanki tüm yıldızlar daha çok parlıyordu, bir anda iki yıldızın kaydığını farkettim, sanki içimde bir his kayan yıldızlara el sallamamı istedi bir anda kendimi onlara el sallarken buldum. Ertesi sabah yola çıkıyorduk arkamı döndüm o cıvıl cıvıl duran ev sanki ağlar gibiydi bir anda çökmüştü sanki, o güzelim yapı bir anda harebeye dönmüştü, Gökyüzü sanki evin yaşamış olduğu hüzne eşlik eder gibiydi, damla damla gözyaş akıtır gibiydi, Kavaklı Kasabasının ağaçları ilk defa ilkbaharda yaprakları sararmış ve dökülüyordu, tepeyi aşarken son kez geriye baktım veda ediyordum onlara tüm yüreğimle , onları yüreğime gömmüştüm ben kara toprağa değil ve tepeyi aşar aşmazda kafamı gökyüzüne dikmiştim AŞK YILDIZMI aramaya.




EZ Archive Ads Plugin for vBulletin Copyright 2006 Computer Help Forum