Lerequin
03-03-2007, 07:59 PM
AKYOL
Gördüm nurlu geleceği rüyâmda bir gece,
Işıklar yağıyordu her tarafa sessizce...
Âhenkle işleyen bir saat gibiydi işler;
Bir bir silinip gitmişti asırlık teşvişler...
Ve herkes birbirine yürekten bakıyordu;
Somaki musluklardan kevserler akıyordu.
Tertemiz çehreleriyle geçerken kudsîler,
Ümitlerimize bir bir fer salıp geçtiler.
Yeni bir dünyâ kuruyorlardı; harıl harıl...
Her taraf gökle yarışır gibi.. pırıl pırıl!
Geçtikçe tekmil bu şimşek bakışlı yiğitler,
Anladım; muştusu verilen zamanmış meğer.
Civanlar gördüm yüzlerinde gariplik rengi,
Hükmettim ki bunlar, o ilk kudsîlerin dengi.
Dolaştım her tarafı usanmadan, bezmeden;
Ziyâ içenlere erdim bir ulu çeşmeden...
Şükranla gerilip gezenler vardı kolkola..
Sonra teker teker ulaştı herkes AKYOL’a...
Gördüm nurlu geleceği rüyâmda bir gece,
Işıklar yağıyordu her tarafa sessizce...
Âhenkle işleyen bir saat gibiydi işler;
Bir bir silinip gitmişti asırlık teşvişler...
Ve herkes birbirine yürekten bakıyordu;
Somaki musluklardan kevserler akıyordu.
Tertemiz çehreleriyle geçerken kudsîler,
Ümitlerimize bir bir fer salıp geçtiler.
Yeni bir dünyâ kuruyorlardı; harıl harıl...
Her taraf gökle yarışır gibi.. pırıl pırıl!
Geçtikçe tekmil bu şimşek bakışlı yiğitler,
Anladım; muştusu verilen zamanmış meğer.
Civanlar gördüm yüzlerinde gariplik rengi,
Hükmettim ki bunlar, o ilk kudsîlerin dengi.
Dolaştım her tarafı usanmadan, bezmeden;
Ziyâ içenlere erdim bir ulu çeşmeden...
Şükranla gerilip gezenler vardı kolkola..
Sonra teker teker ulaştı herkes AKYOL’a...