kâLpsiz
04-11-2006, 10:26 PM
Geceleri üşürdüm ama soğuktan değil...
Tutamamaktan sıcağı, tutunamamaktan sıcaklığa...
Geceler sensiz..Geceler soğuk..
Sabahlara kadar ayaz geceler..
Gülümseyerek bakıyorum geçmişe. Yaşadığımız o güzel günlerin ardından sadece bunu yapabiliyorum. Gülerken ağlıyorum....
Nasıl diye sakın sorma; resimlerimize bakıyorum önce...
Yaşadığımız güzel anlar geliyor aklıma gülüyorum. Ama sonra, evet sonra, şimdiki halimize dönüyorum ve gözlerimden yaşlar akıyor...
İçimdeki sevgin canlanıyor....
Ne yaptıysam yok edemedim bu sevgiyi... Kurtulamıyorum bir türlü.
Gün geceye dönüyor bense resimlerimize bakıp, o anları tekrar yaşıyorum...
Acı çekiyor ama kurtulamıyorum işte.. Vazgeçemiyorum Senden Birtanem...
Oysa ne çok demiştim kapılmayacağım, her şeye hazırlıklı olacağım diye.
Meğer benimki sadece kendimi kandırmakmış. Ben kendimi sana ilk anda teslim etmişim meğerse. Şimdi ne yapacaksın diye sorma bana sakın, inan bende bilmiyorum çünkü. Yüreğimde sen varken başkasıyla olamam.
Başkalarında seni arayıp onları mutsuz edemem.
Ve Senden Son İsteğim...
Unut beni... Yeniden doğ bensiz.. Sakın kaybetme yaşama sevincini... Yaptıklarımın acısını belleğinden silerek büyü. Yaralı kalbini sar yarınlarla, yeni umutlarla, yeni sevinçlerle. ilerde seni bekleyen mutluluğa koş, sana hiçbir zaman vermeyi başaramadığım mutluluğa koş..
Yoktur seni benim kadar seven ve sevecek olan, bir o kadarda sana layık olamayan, seni anlayamayan... Ben yaşarım acını, gözlerini hayal eder, biraz daha içer vururum kendimi kelimelere.. Dudaklarına dokunup seni sevdiğimi söylemeyi özlerim ama yaşarım, yaşarım farkında olmadan... Mutlu ol, eksik olmasın yüzünden gülücükler, acılar bulmasın seni. Mutsuzluğumla, bu hayat üzerinde bundan sonra hiç olamayacak olmamla, sensizliğimle yargılayıp affet beni. Cezamı çekiyorum ben.
Her şeyden vazgeçerken tek vazgeçemediğim sana bir çift sözüm var.
Seni Hala Seviyorum, Seni Seviyorum...
Mutlu ol.. Mutlu ol... Benim içinde mutlu ol Sevdiğim...
İşte ayrılık saati geldi, bir akşam üzeri gittin bir daha gelmemek üzere.
Ellerimi aldın, dudaklarına götürdün, hala sızlıyor gözyaşlarının değdiği yerler. Oysa hiç istemiyordum gitmeni, hep benimle kalacağına öylesine inanmıştım ki, geçici ayrılıklarına ne kadar uzun olsada katlanıyordum. Çünkü, yine sana kavuşmak ümidi vardı içimde. Şimdi öğle sonları; bir gece yarısının zifiri karanlığına gömülecek, koridorlar, boşuna bakleyecek ayak sesini. Daha düne kadar yaşamak diyordum, senin için yaşamak...
Nasıl inanıyordum sana bilemezsin. Beni yaşama gücünün en yüksek noktasına çıkarmıştın. Yalansız bir sevgiydi verdiğin, öyle güzeldi ki. beni durmadan sevmeni istiyordum.Belki, yine seveceksin, daha çok seveceksin fakat ben çıkardığın noktanın çok uzağındayım şimdi, boşluğa bırakılmış bir cisim gibi sıfıra doğru yaklaşıyorum. yere çarpıp, parçalandığım anda anlayacaksın, verdiğin acının dayanılmazlığını. Araladığın varlıkla yokluk arasındaki o perdeden muhteşem bir son seyredeceksin. Yaşamasız ve ölümsüz bir son olacak bu.
Gitme diyemedim sana, demeyeceğimde. Beni sevmek hakkını tanıdığım ilk erkeğe gitme diyemem anlıyor musun?_ çünkü kalacağına inanıyordum, dedim ya sana inanıyordum. ayrılığı gerektiren sebeplerin tartışması yapılmaz bence, sevmek istemektir, istemekse kalmaktır bir bakıma. sevsen isterdin bei istesen kalırdın hiç gitmezdin. her çaresizliğe karşı durabilirdim seninle, her şeye meydan okuyabilirdim. sevgin gücümdü, sevgimin acın olduğu kadar. seninle paylaşmak vardı, kederleri, hazları bölüşmek vardı. seninle yaşamak vardı kıyasıya. hepsi bir anda yok oldu, görüyor musun?_ kestiğin yerden kan akmayacak mı sandın, beni yapa yalnız koyup gittiğin yer bir KAN DENİZİ şimdi.
senden diyordum, seninle diyordum, senin için diyordum... şimdi sensizim. seninle olmamın haksızlığını öğrettin bana. artık senin için yazamam bile.
bana kendi idam hükmü mü imzalattığın
KALEMİ KIRIYORUM...
Ey gönlümün has çiçeği,yürek sızım..Senden şikayetçiyim!!!!
Hiç bir insan senin benden aldığı kadar almadı yüreğimden,kimseler yakmadı canımı senin yaktığın kadar..
Biliyormusun ne zamandır geceleri uyumamaktayım??
Uyumamaktayım çünkü korkmaktayım uyumaktan ve tekrar uyandığımda acı çekmekten..
Bak yine gecenin sonlarına vardım.Yine uyumamak için direnen kan çanağına dönmüş nemli gözlerimle duvardaki saate bakıyorum.Saat sabahın 4'ünü gösteriyor.Dışarıda rüzgar olanca hızıyla esiyor..
Saatin akrep ve yelkovanı rüzgardan üşümüş gibi birbirine sarılmış ve tüm şehir gibi yatmakta.. oysa ben kendimle cebelleşmekteyim uyumamak için...
Çünkü biliyorum ki ne zaman uykuya dalsam;aslında artık olmayan sen ortaya çıkıyor ve uzun zaman önce yüreğimin en derin zindanlarına hapsettiğim demir parmaklıklar arkasından pas tutmuş kilitleri kırıp çıkıyorsun ve beni eşsiz mutluluklara boğuyorsun,özlemlerimi gideriyorsun..ama bu mutluluk çok kısa sürüyor nedense ve işte o an geliyor..Ellerimin arasından kayıp gittiğin o an,damarlarımda dolaşan her hücrenin senle öldüğü,vucudumda ki atomların teker teker parçalandığı o an,beni sensizliğe mahkum ettiğim o an.....işte ben o anlardan çok korkuyorum.
Kan ter içinde ve çığlıklar atarak uyanıyorum,hıçkırıklar yankılanırken dört duvar arasında seni arıyorum..ama sen yoksun..ve işte o an seni tekrar kaybediyorum ve tekrar ölüyorum.
ama artık hergün tekrar tekrar ölmekten,tekrar tekrar canımın yanmasından yoruldum!!!!
Kendime bir an olsun geldiğimde ellerimle yorgun başımı ovalıyorum ve seni düşünüyorum.
Ayrılığın yüreğimin en kuytu köşesinden hüzzam bir şarkının ahengiyle günyüzüne çıkıyor.Özlemlerim kabardıkça rüyalarımda seni devşiriyorum ve uyandıktan sonra bende ne kadar yer tuttuğunu anlıyorum.
Seni ne kadar sevdiğimi gönül limanımdan ne gemiler kalktığını bilirdin gözbebeklerine..Hala her yağmur damlasında,rüzgarın uğultusunda,kar tanesinin her ipekten dokunuşunda seni arıyorum..Her sabah açan erguvanlarda,güneşin yeni bir umuda kuşandığı mavi atlasta,gönül dantelamda ve yüreğime kazıdığım hatıralarda seni arıyorum..Ama yükün çok ağır gelmeye başladı be sevdiğim..Eziliyor unufak oluyorum bu yükün altında...Çekemiyorum..
Bağışla beni ey ıssız sevdam sabah olmak üzere ve artık seni azad ediyorum..Bir daha dönmemecesine seni salıveriyorum...yolun açık olsun ..
Şafak sökmek üzere bedenim yorgun gölgesinde yeni bir zafer şarkısının besteleneceği günü bekliyor artık.
Yapraklar arasından sızarken günışığı durulsun istiyor artık hıçkırıklar....
Hoşçakal sevdam..............
bitsin bu hasretlik...
Tutamamaktan sıcağı, tutunamamaktan sıcaklığa...
Geceler sensiz..Geceler soğuk..
Sabahlara kadar ayaz geceler..
Gülümseyerek bakıyorum geçmişe. Yaşadığımız o güzel günlerin ardından sadece bunu yapabiliyorum. Gülerken ağlıyorum....
Nasıl diye sakın sorma; resimlerimize bakıyorum önce...
Yaşadığımız güzel anlar geliyor aklıma gülüyorum. Ama sonra, evet sonra, şimdiki halimize dönüyorum ve gözlerimden yaşlar akıyor...
İçimdeki sevgin canlanıyor....
Ne yaptıysam yok edemedim bu sevgiyi... Kurtulamıyorum bir türlü.
Gün geceye dönüyor bense resimlerimize bakıp, o anları tekrar yaşıyorum...
Acı çekiyor ama kurtulamıyorum işte.. Vazgeçemiyorum Senden Birtanem...
Oysa ne çok demiştim kapılmayacağım, her şeye hazırlıklı olacağım diye.
Meğer benimki sadece kendimi kandırmakmış. Ben kendimi sana ilk anda teslim etmişim meğerse. Şimdi ne yapacaksın diye sorma bana sakın, inan bende bilmiyorum çünkü. Yüreğimde sen varken başkasıyla olamam.
Başkalarında seni arayıp onları mutsuz edemem.
Ve Senden Son İsteğim...
Unut beni... Yeniden doğ bensiz.. Sakın kaybetme yaşama sevincini... Yaptıklarımın acısını belleğinden silerek büyü. Yaralı kalbini sar yarınlarla, yeni umutlarla, yeni sevinçlerle. ilerde seni bekleyen mutluluğa koş, sana hiçbir zaman vermeyi başaramadığım mutluluğa koş..
Yoktur seni benim kadar seven ve sevecek olan, bir o kadarda sana layık olamayan, seni anlayamayan... Ben yaşarım acını, gözlerini hayal eder, biraz daha içer vururum kendimi kelimelere.. Dudaklarına dokunup seni sevdiğimi söylemeyi özlerim ama yaşarım, yaşarım farkında olmadan... Mutlu ol, eksik olmasın yüzünden gülücükler, acılar bulmasın seni. Mutsuzluğumla, bu hayat üzerinde bundan sonra hiç olamayacak olmamla, sensizliğimle yargılayıp affet beni. Cezamı çekiyorum ben.
Her şeyden vazgeçerken tek vazgeçemediğim sana bir çift sözüm var.
Seni Hala Seviyorum, Seni Seviyorum...
Mutlu ol.. Mutlu ol... Benim içinde mutlu ol Sevdiğim...
İşte ayrılık saati geldi, bir akşam üzeri gittin bir daha gelmemek üzere.
Ellerimi aldın, dudaklarına götürdün, hala sızlıyor gözyaşlarının değdiği yerler. Oysa hiç istemiyordum gitmeni, hep benimle kalacağına öylesine inanmıştım ki, geçici ayrılıklarına ne kadar uzun olsada katlanıyordum. Çünkü, yine sana kavuşmak ümidi vardı içimde. Şimdi öğle sonları; bir gece yarısının zifiri karanlığına gömülecek, koridorlar, boşuna bakleyecek ayak sesini. Daha düne kadar yaşamak diyordum, senin için yaşamak...
Nasıl inanıyordum sana bilemezsin. Beni yaşama gücünün en yüksek noktasına çıkarmıştın. Yalansız bir sevgiydi verdiğin, öyle güzeldi ki. beni durmadan sevmeni istiyordum.Belki, yine seveceksin, daha çok seveceksin fakat ben çıkardığın noktanın çok uzağındayım şimdi, boşluğa bırakılmış bir cisim gibi sıfıra doğru yaklaşıyorum. yere çarpıp, parçalandığım anda anlayacaksın, verdiğin acının dayanılmazlığını. Araladığın varlıkla yokluk arasındaki o perdeden muhteşem bir son seyredeceksin. Yaşamasız ve ölümsüz bir son olacak bu.
Gitme diyemedim sana, demeyeceğimde. Beni sevmek hakkını tanıdığım ilk erkeğe gitme diyemem anlıyor musun?_ çünkü kalacağına inanıyordum, dedim ya sana inanıyordum. ayrılığı gerektiren sebeplerin tartışması yapılmaz bence, sevmek istemektir, istemekse kalmaktır bir bakıma. sevsen isterdin bei istesen kalırdın hiç gitmezdin. her çaresizliğe karşı durabilirdim seninle, her şeye meydan okuyabilirdim. sevgin gücümdü, sevgimin acın olduğu kadar. seninle paylaşmak vardı, kederleri, hazları bölüşmek vardı. seninle yaşamak vardı kıyasıya. hepsi bir anda yok oldu, görüyor musun?_ kestiğin yerden kan akmayacak mı sandın, beni yapa yalnız koyup gittiğin yer bir KAN DENİZİ şimdi.
senden diyordum, seninle diyordum, senin için diyordum... şimdi sensizim. seninle olmamın haksızlığını öğrettin bana. artık senin için yazamam bile.
bana kendi idam hükmü mü imzalattığın
KALEMİ KIRIYORUM...
Ey gönlümün has çiçeği,yürek sızım..Senden şikayetçiyim!!!!
Hiç bir insan senin benden aldığı kadar almadı yüreğimden,kimseler yakmadı canımı senin yaktığın kadar..
Biliyormusun ne zamandır geceleri uyumamaktayım??
Uyumamaktayım çünkü korkmaktayım uyumaktan ve tekrar uyandığımda acı çekmekten..
Bak yine gecenin sonlarına vardım.Yine uyumamak için direnen kan çanağına dönmüş nemli gözlerimle duvardaki saate bakıyorum.Saat sabahın 4'ünü gösteriyor.Dışarıda rüzgar olanca hızıyla esiyor..
Saatin akrep ve yelkovanı rüzgardan üşümüş gibi birbirine sarılmış ve tüm şehir gibi yatmakta.. oysa ben kendimle cebelleşmekteyim uyumamak için...
Çünkü biliyorum ki ne zaman uykuya dalsam;aslında artık olmayan sen ortaya çıkıyor ve uzun zaman önce yüreğimin en derin zindanlarına hapsettiğim demir parmaklıklar arkasından pas tutmuş kilitleri kırıp çıkıyorsun ve beni eşsiz mutluluklara boğuyorsun,özlemlerimi gideriyorsun..ama bu mutluluk çok kısa sürüyor nedense ve işte o an geliyor..Ellerimin arasından kayıp gittiğin o an,damarlarımda dolaşan her hücrenin senle öldüğü,vucudumda ki atomların teker teker parçalandığı o an,beni sensizliğe mahkum ettiğim o an.....işte ben o anlardan çok korkuyorum.
Kan ter içinde ve çığlıklar atarak uyanıyorum,hıçkırıklar yankılanırken dört duvar arasında seni arıyorum..ama sen yoksun..ve işte o an seni tekrar kaybediyorum ve tekrar ölüyorum.
ama artık hergün tekrar tekrar ölmekten,tekrar tekrar canımın yanmasından yoruldum!!!!
Kendime bir an olsun geldiğimde ellerimle yorgun başımı ovalıyorum ve seni düşünüyorum.
Ayrılığın yüreğimin en kuytu köşesinden hüzzam bir şarkının ahengiyle günyüzüne çıkıyor.Özlemlerim kabardıkça rüyalarımda seni devşiriyorum ve uyandıktan sonra bende ne kadar yer tuttuğunu anlıyorum.
Seni ne kadar sevdiğimi gönül limanımdan ne gemiler kalktığını bilirdin gözbebeklerine..Hala her yağmur damlasında,rüzgarın uğultusunda,kar tanesinin her ipekten dokunuşunda seni arıyorum..Her sabah açan erguvanlarda,güneşin yeni bir umuda kuşandığı mavi atlasta,gönül dantelamda ve yüreğime kazıdığım hatıralarda seni arıyorum..Ama yükün çok ağır gelmeye başladı be sevdiğim..Eziliyor unufak oluyorum bu yükün altında...Çekemiyorum..
Bağışla beni ey ıssız sevdam sabah olmak üzere ve artık seni azad ediyorum..Bir daha dönmemecesine seni salıveriyorum...yolun açık olsun ..
Şafak sökmek üzere bedenim yorgun gölgesinde yeni bir zafer şarkısının besteleneceği günü bekliyor artık.
Yapraklar arasından sızarken günışığı durulsun istiyor artık hıçkırıklar....
Hoşçakal sevdam..............
bitsin bu hasretlik...