![]() | ![]() |
| | #11 (permalink) |
![]() | Greyfurt Vatani Çin ve Hindistan olan, fakat bugün birçok çeşit ve kültür formlarıyla bütün subtropikal memleketlerde yetiştirilen, yaprak dökmeyen, uçucu yağ taşıyan küçük ağaçlar. Yaprakları derimsidir.Çiçekler, beyazımsı renkli, meyveleri büyük, toparlak yassı, açık sari renkli, ince kabuklu, bol usârelidir.Meyvelerinin çekirdekli ve çekirdeksiz cinsleri bulunur. Meyve dilimlerinin kabukları soyulunca acılık kalmaz, rahatlıkla yenebilir.Kızmemesi veya altıntop gibi isimlerle de tanınır. Türkiye’de yetiştiği yerler: Güney, Güneybatı, Kuzeydoğu Anadolu’da yetiştirilir. Kullanıldığı yerler: C vitamini bakımından zengindir. Meyve kabuklarından marmelat yapılır. Karaciğerin normal çalışmasını sağlar. Hazmı kolaylaştırır. Vücutta biriken suyu ve zehirli atıkları atar. Kani temizler. Bedeni ve zihni yorgunlukları giderir. Akciğer ve göğüs hastalıklarında faydalıdır. ![]() ![]() |
| Çevrimdışı | |
| | #12 (permalink) |
![]() | Çörekotu ( Çöreotu / Siyah susam / Sevkerak ) Haziran-temmuz ayları arasında yeşille karışık açık mâvi renkli çiçekler açan, 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitki. Yol kenarları ve bilhassa ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kısa tüylüdür. Yaprakların alttakileri saplı, üsttekileri sapsızdir. Çiçekler uzun saplı ve tek tektir. Taç yaprakları iki loplu ve bal özü bezleri taşıyan 8 tâne küçük parça hâlindedir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir. Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da yetiştirilmektedir. Şam çörekotu (Nigella damascena): Yaprakları parçalıdır. Çiçekleri tek ve üst yapraklar tarafından örtülmüş durumdadır. Parlak mavi çiçeklidir. Kir çörek otu (Nigella arvensis): 10-30 cm yüksekliğinde mavi çiçeklidir. Yaprakları sivri parçalıdır. Tohumları kurt düşürücü olarak da kullanılır. Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Anadolu. Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları tohumlarıdır. Tohumları tamamen olgunlaştıktan sonra toplanır ve güneşte kurutulur. Çörekotu tohumlarında uçucu ve sabit yağ, tanen, şekerler, glikozit bünyeli bir saponin ve alkaloitler bulunmuştur. Tohumları gaz söktürücü, uyarıcı ve idrar söktürücü olarak kullanılmaktadır. Güzel kokusu sebebiyle müshil ilaçlarının içine ilâve edilen iyi bir lezzet ve koku değiştiricidir. ![]() ![]() |
| Çevrimdışı | |
| | #13 (permalink) |
![]() | Paylaşıma Tşkler Şifalı Bitliker Diye Bi Program Vardı Onda Bunlarda Vardı ![]() I Need $ Hiddeη Blue Nissan Skyline GT R34 Need For Speed Underground ² [ NFS ] [ÜYE OLMADAN LİNKLERİ GÖREMEZSİNİZ. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...] [ NFS ] |
| Çevrimdışı | |
| | #14 (permalink) |
![]() | HaşHaş Yüzyıllardan beri ekilmekte olan bir kültür bitkisidir. Haşhaş ziraatının ilk defa nerede başlamış olduğu kesin olarak belli değildir. Bâzı yazarlara göre Akdeniz havzası, Anadolu ve Mezopotamya’dır. Türklerin eski anayurtları olan Orta Asya’da haşhaş ziraatını yapmakta oldukları ve göçler ile bu kültürü etrafa yaydıkları düşünülmektedir. Etiler zamanında Anadolu’da haşhaş ekimi yapıldığı arkeolojik kazılarla ortaya çıkmıştır. Anadolu birçok coğrafik ve ekolojik haşhaş gruplarının toplandığı bir yerdir. Bu sebeple Anadolu’da çok çeşitli haşhaş gruplarına rastlanır. Türkiye’de yetiştirilen haşhaş iki alt türe ayrılmaktadır: 1) Papaver somniferum alt tür anatolicum (Körhashas): Bitki 50-120 cm boyunda, az veya orta dallı, kapsülleri büyük(5 cm çaplı), kalın kabuklu, konik, yuvarlak,olgunlaşınca delikleri açılmayan türdür. Bu alt türün de beyaz ve mor çiçekli olan varyeteleri (çeşit) vardır. Varyete albescens (Akhashas): Çiçekler saf beyaz, tohumlar beyaz veya devetüyü renklidir. Ekilmekte olan haşhaşların % 60-70’ini bu varyete teşkil etmektedir. Bilhassa soft bölgede (Amasya, Tokat, Çorum, Malatya) ekilmektedir. Varyete violascens (Karahashas, Gökhashas): Çiçekler açık veya koyu mor, tohumlar gri veya kahverengidir. Yukarıdaki varyeteye göre daha az ve genellikle onunla birlikte ekilmektedir. 2) Papaver somniferum alttür spontaneum (Açikhashas): Bitki 60-100 cm boyunda, kapsülleri küçük (2,5 cm çaplı), çok ve nadiren orta dallı, ince kabuklu olup olgunlaşınca kapsül meyvede delikler açılır. Bu alt türün de varyeteleri vardır. Ekimi körhashas alt türünün varyetelerine göre az olmakla beraber Bilecik, Kütahya, Uşak, Afyon, Burdur, Isparta, Denizli ve haşhaş zirâatı yapılan hemen her mıntıkada bulunur. Varyete violaceum’un çiçekleri açık mordan koyu mora kadar değişen renkli, dip kısımları koyu mor renklidir. Tohumlar mavimsi-gri veya kahverengidir. Anadolu’da açık haşhaşın en çok rastlanan varyetesidir. Türkiye’de yetiştiği yerler: Anadolu. Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları ham meyvelerinin çizilmesi ile elde edilen afyon, kurutulmuş ham meyveler, yapraklar, tohumları ve tohumlarından elde edilen yağıdır. Haşhaş yaprağı elde edildiği alt türe ve gövdedeki yerine göre sekli az çok değişir. Bilhassa hâricen kullanılan bâzı merhemlerin bileşimine girer ve ağrı dindiricidir. Haşhaşbaşı, haşhaşın olgunlaşmasından, sütlüyken toplanan ve kurutulan, tohumları çıkarılan kapsül meyveleridir. Bileşiminde toplanma zamanına göre değişen afyon alkaloitleri vardır. Harici ağrı dindirici olarak, özellikle diş hekimliğinde kullanılır. Tohumlarının yağı ise, tohumları soğukta tazyik edilmesi sûretiyle elde edilen yağdır. Soğukta elde edilen yağın bileşiminde asitler az, sıcakta elde edilen yağın ise asitleri fazladır. Soğukta elde edilen yağ, bâzı merhemlerin bileşimine girer. Sıcakta elde edilen yağ, yemek yağı ve sanayide sabun yapımında kullanılır. İçerdiği zehirli maddeler dolayısıyla, hekim kontrolü ve tavsiyesi olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır. ![]() ![]() |
| Çevrimdışı | |
| | #16 (permalink) |
![]() | Öksürük Otu (Tussilago farfara) Öksürük Otu (Tussilago farfara), yöresel olarak, farfaraotu, kavalak , sulandıkotu adlarıyla da anılır. Çayırlarımız ve bayırlarımızda daha hiçbir bahar yeşili görünmeden, ilkbahar başlangıcında öksürükotu, tüm bitkilerden önce, sarı çiçeklerini açmaya başlar. Çiçek durumları yapraklardan önce (Mart-Nisan) meydana gelir. 8-15 cm çapında, kalp biçiminde ve uzun saplı yaprakları vardır. Üst yüz koyu yeşil, alt yüz ise sık ve beyaz renkli tüylerle örtülüdür. Hemen hemen kokusuz ve acı lezzetlidir. Glikozit içermektedir. Nemli yerlerde, çıplak bayırlarda, çakıllı zeminlerde, işlenmemiş tarlalarda, mezbeleliklerde, yapraklardan önce çıkmış çiçekler öbek öbek görülür. Arılar ve böcekler ilk gıdalarını onlardan alırlar. Bitki yalnızca balçıklı ve killi topraklarda yetişir. Onun, killi ve balçıklı toprakların bir belirtisi olduğu rahatça söylenebilir. Bitkinin, kış stoku için toplayacağımız organı çiçekleridir. Balgam söktürücü ve dağıtıcı özellikleri ile onu, bronşit, gırtlak ve ağız boşluğu nezlesi, bronşiyal astım ve zatülcenpte ve hatta başlangıç dönemindeki akciğer tüberkülozunda büyük bir başarıyla kullanabiliriz. Uzun süreli öksürüklerde, ve ıztırap verici ses kısıklıklarında, gün boyunca sık sık, balla tatlandırılmış öksürükotu çayı içilmelidir. Daha sonraları, Mayıs'ta, üstleri yeşil ve altları gümüş rengindeki keçeli yaprakları çıkmaya başladığında, C vitamini içerdikleri için, onları çorbalarda, maydanoz yerine ve ilkbahar salatalarında kullanabiliriz. Daha sonra, yapraklar çiçeklerden daha çok etkili madde içermeye başladığında, ayrıca da çiçek-yaprak harmanı yapmak için onları toplarız. Yıkanıp lapa haline getirilen yapraklar göğüs üstüne yatırıldığında, her tür akciğer hastalıklarında, yılancıkta, morararak şişmiş doku yaralanmalarında bile yardım eder. Bu lapa kompreslerinin etkisi şaşırtıcıdır . Öksürükotu kaynama suyuyla yapılan kompresler, yılancık çıbanlarında kullanılır. Öksürükotu çiçek veya yaprak buğusu, krizli ve boğucu soluk alma zorlukları ile birlikte görülen kronik bronşitlerde gün boyunca pek çok kere solunmalıdır. Çok kısa sürede büyük rahatlama görülecektir. Şişen ayaklarınıza sık sık, bitkinin kaynama suyuyla hazırlanan ayak banyoları yapınız. Öksürükotu yapraklarından hazırlayabileceğiniz bir şurup, akciğer rahatsızlıklarında ve bronşiyal nezlelerde kendini en iyi biçimde kanıtlar. Bir toprak kaba sırayla, bir sıra yaprak, bir sıra ham şeker kap dolana kadar döşenir. Kabın ağzı iki veya üç kat sağlam parşömen kağıdı ile örtülüp sıkıca bağlanır ve bahçenin ayak altı olmayan bir köşesine kazılan çukura koyulur. Üstüne bir tahta kapak koyulduktan sonra, hepsi toprakla örtülür. Bu durmda hiç değişmeyen sıcaklık, mayalanma olayını başlatır. 8 hafta sonra kap yerinden çıkarılarak, elde edilmiş olan şurup bir veya iki kere kaynatılır. Soğuduktan sonra, geniş boğazlı cam kaplara doldurulur. Bu şurup kış ve grip zamanları için en etkili koruyucunuz olacaktır. Kaşık ölçüsüyle kullanılır. Astım rahatsızlıklarında, sürekli bronşitlerde ve sigara zararlarında, ilkbaharda bitkinin taze sıkılmış özsuyundan bir tatlı kaşığı, bir tas et suyuna veya sıcak süte karıştırılarak alındığında, olağanüstü yardımlar sağlar. Filibit hastalığında, ezilmiş taze yapraklar krema ile karıştırılır ve elde edilen bu kütle, iltihaplı bölgeye sürüldükten sonra, bir bezle hafifçe bağlanır. Taze sıkılmış bitki özsuyu kulağa damlatıldığında, kulak ağrılarını geçirebilir. Kullanım Biçimleri: Çay Hazırlamak: Dolu bir tatlı kaşığı ince kıyılmış çiçek (sonraları yaprak-çiçek karışımı), orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 4-5 dakika demlendikten sonra süzülür. Yukarıda tarif edilen şekilde içilir. Lapa kompresi: Taze yapraklar, iyice kaynadıktan sonra merdane ile ezilir ve hasta bölgeye uygulanır. Sıcak kalması için, kompresin üstü iyice örtülmelidir. Buğu tedavisi : Bir yemek kaşığı dolusu çiçek yaprak haşlanır ve buğusu bir örtünün altında solunur. Gün boyunca yinelenmelidir. Ayak banyoları: Ikı avuç dolusu bitki yaprağı, yeteri kadar suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir. Banyo süresi 20 dakikadır. Taze bitki özsuyu: Yıkanmış taze yapraklar, ince kıyılarak, nemli durumdayken mikserde sıktırılır. Öksürük Çayı: Eğer balgam söktürücü bir öksürük çayı hazırlamak istiyorsanız, öksürükotu yapraklarını ve çiçeklerini, sığırkuyruğu çiçekleri, ciğerotu ve dar yapraklı sinirliot yaprakları ile, ince kıyılmış olarak, eşit oranda harmanlayınız. Bu karışımdan 1 tatlı kaşığı dolusu bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve 4-5 dakika demlendikten sonra süzülür. Bu çaydan günde 3 bardak, balla tatlandırılarak, sıcak sıcak ve yudumlanarak içilir. ![]() ![]() |
| Çevrimdışı | |
| | #17 (permalink) |
![]() | Eğrelti otu (Farnkraut/Fougére/Fern Nepkrodium filixmas/Dryopteris filis mas/Fougere male/Filicis rhizoma) Bu sınıfta bulunan 170 cins, 9000 tür bitki yaklaşık olarak dünyanın her tarafına yayılmıştır. Türlerinin çoğunluğu tropik bölgelerde yetişmektedir. Eğreltiotlarının birkaç santimetre büyüklükte olanlardan, ağaç sekline kadar çeşitleri vardır. Bugün yaşayanların çoğunluğu, çok yıllık otsu bitkilerdir. Bunların toprağın yüzeyine yakın, ona paralel büyüyen sürünücü veya yukarı yönelen kökçükleri vardır. Hemen bütün eğreltiotlarında, yapraklar tomurcuktayken içe doğru kıvrılmıştır. Kartal eğreltisi, Venüs saçı, erkek eğreltiotu, geyik dili, kaya eğreltisi memleketimizde bulunan eğrelti çeşitleridir. Bu eğrelti çeşitlerinden erkek eğreltiotu tıpta kullanılır. ![]() ![]() |
| Çevrimdışı | |
| | #18 (permalink) |
![]() | Çuha Çiçeği (Oenethera biennis) Çuha Çiçeği (Oenethera biennis) çeşitli alt türleri olan önemli bir bitkidir. Kuzey Amerika ve Avrupa'da yetişir. Bitki ve kökü eskiden beri tedavi amaçlı kullanılmıştır. Bununla beraber tohumundan elde edilen ve Gamma-Linolenik Asit (GLA) içeren yağının kullanımı yenidir. Çuha çiçeği yağı, tohumlarının preslenmesi sonucu elde edilmiş tamamen doğal bir üründür. Hiçbir ek katkı maddesi içermez. % 9 oranında Gamma -Linolenik Asit (GLA), % 0,72 oranında omega-6 (Cis-Linoleik Asit), % 8 oranında omega-9 (Cis-Oleik Asit), potasyum ve magnezyum içerir. GLA önemli yağ asitlerinden biridir. GLA sağlık için gereklidir çünkü vücuttaki bütün organları kontrol eden ve hormonlara benzer etki gösteren bileşiklerin (Prostoglandin-PGS) üretiminde kullanılır. Bu bileşikler özellikle kalp, dolaşım, deri ve savunma sisteminde etkilidir. Ek olarak, GLA hücre zarının (cell membrane) önemli bir bileşenidir. Bazı yiyecekler, temel yağ asitleri metabolizmasıyla ilgili enzimleri engeller. Aşağıda belirtilen durumlarda veya hastalıklarda da delta-6-desaturaz denen enzimin etkisi azalmaktadır. Bu enzim (delta-6-desaturaz), beslenme yoluyla alınan linoleik asidin (LA), gamma-linolenik aside (GLA) dönüşmesini sağlayan önemli bir enzimdir. Doymuş yağlardan zengin diyet (Aşırı hayvansal yağ kullanımı) Kolesterolden zengin diyet (Aşırı proteinli yiyecek tüketimi) Aşırı alkol alımı Çinko eksikliği Stres, umutsuzluk ve çaresizlik duyguları (Stres hormonu Cortisol düzeyini artırır.) Viral enfeksiyonlar (Bulaşıcı hastalıklar) Radyasyon Kanser Yaşlılık Şeker hastalığı MS hastalığı GLA vücutta bir dizi reaksiyonla Prostaglandin 'e (PGE1) dönüştürülür. Prostaglandin' ler hücre fonksiyonlarının düzenlenmesinde hayati öneme haizdir. Hormonlara benzerler fakat etkileri daha bölgesel ve ömürleri daha kısadır. Yukarıdaki durumlarda dışardan (beslenme yoluyla) GLA alınması hem vücudun GLA gereksinimini karşılar hem de eğer varsa besin alerjisi belirtilerini de azaltır. Çuha Çiçeği Yağı 'nın Faydaları ve Kullanım Alanları: Bağışıklık sistemini güçlendirir. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Bayanların özel günlerindeki baş ve karın ağrılarının (PMS ağrıları ve mensturel kramplar) giderilmesine yardım eder. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Menopoz semptomlarını azaltıcı etkisi vardır. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Kuru, çatlak, yağlı ve sivilceli ciltlerin iyileşmesine yardım eder.(Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Saçları besler ve saç dökülmesini azaltır. (Günde 3x1 kapsül) Kireçlenme sonucu meydana gelen bel, sırt, diz, omuz ve boyun ağrılara karşı faydalıdır. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Fazla kiloların verilmesine ve obeziteye karşı yararlıdır.(Günde 3x2 kapsül) Egzema ve sedef hastalarının ciltlerini yeniden sağlıklı bir görünüme kavuşturmaya yardımcıdır. (Günde:3x2 kapsül) Çinko (mineral) ile birlikte alındığında ergenlik sivilcelerini (Akne) iyileştirebilir. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Aşırı alkol ve sigara kullanımı sonucu oluşan toksik (zehirli) etkileri azaltır.(Anti-oksidant etki) (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Romatizma ve mafsal (eklem) iltihabı ağrılarına karşı faydalıdır. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Eklemlerdeki şişlik ve ağrılarda faydalıdır. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Yüksek tansiyon ve kolesterol seviyesinin düşürülmesine yardım eder. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Hanımlardaki adet düzensizliklerinin giderilmesinde faydalıdır. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Yaşlılık etkilerinin geciktirilmesine faydalıdır. (Anti-aging etki) (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Yorgunluğu azaltmak ve çalışma isteğinizi artırmak için yararlıdır. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Uyku ihtiyacınızı azaltır, yatağınızdan uykunuzu almış ve dinç bir şekilde kalkmanıza yardımcı olur. (Günde 3x1 kapsül) Çocuklardaki hiperaktiviteyi azaltmakta yardımcıdır. (Günde 1 kapsül) Kanı inceltir ve pıhtılaşma eğilimini azaltır. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Güçsüz ve kırılgan tırnakları güçlendirir. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Kalp krizi riskini azaltır. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) Stres, umutsuzluk ve çaresizlik duygularının bloke edilmesine yardım eder. (Günde 3x1 veya 3x2 kapsül) MS (Multiple Sclerosis) hastalığının ilerlemesini yavaşlatmaya faydalıdır. (Doz: Günde 3x2 kapsül). Bu konuda ayrıntılı bilgi için Tıklayınız. Çuha Çiçeği Yağı'dan, günde 3 kez yemeklerden sonra ek gıda olarak 500 mg 'lık 1-2 tane kapsül (softgel) alınabilir. T.C Tarım Bakanlığı'nın izniyle ithal edilmiş olup, bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. ![]() ![]() |
| Çevrimdışı | |
| | #19 (permalink) |
![]() | Ceviz Yapragi Ceviz Ağacı (Junglans Regia), daha yapraklanmadan, Mayıs' ta çiçeklenir. Taze yaprakları Haziran' da, kolayca delinebilecek durumdaki meyveleri Haziran ortasında ve olgunları ise Eylül'de toplanır. 25-30 m kadar yüksekliğe ulaşabilen, kışın yaprak döken gösterişli bir ağaçtır. Yapraklar tek tüysü, yaprakçıklar tam kenarlı ve kuvvetli kokuludur. Drog elde etmek için yapraklar Haziran ve Temmuz aylarında toplanır, havadar ve gölgeli bir yere serilerek kurutulur ve ince kıyılarak hava almayan kaplarda saklanır. Ceviz ağacı, Kuzey doğu ve doğu Anadolu' da yabani olarak yetiştiği gibi, bahçelerde de yetiştirilmektedir. Yaprakları tanen, eterli uçucu yağ, juglan (mantar hastalıklarına karşı etkili), C vitamini ve flavonlar içermektedir. Ceviz yaprağının kan durdurucu-sıkıştırıcı (astringent), kuvvetlendirici (tonik) ve bağırsak kurtlarını veya solucanlarını düşürücü (antihelmintik) etkisi vardır. Yaprak çayı, sindirim bozukluklarında, kabızlıkta, iştahsızlıklarda ve kan temizliğinde etkilidir. Başarıyla kullanıldığı öteki hastalıklar ise, ş ve sarılıktır. İştah açıcı, kan şekerini düşürücü ve kuvvet verici etkileri vardır. Deri hastalıklarında antiseptik olarak haricen kullanılır. Ceviz yaprağı kaynatılarak, tüm sıraca (scrofula), frengi (sifilis), egzema (mayasıl), herpes (uçuk) ve raşitik hastalıklarda, kemik çürümesinde, kemik deformasyonunda ve ayrıca, iltihaplı el ve ayak tırnaklarında kullanılabilen çok etkili bir banyo katkısı elde edilir. Favus ve uyuz hastalıklarında, hasta bölgeler, taze ceviz yaprağının kaynama suyu ile yıkandığında, kısa sürede düzelme görülecektir. Bu suyla yapılan banyolar, yıkamalar, ergenlik sivilcesine, iltihaplı egzemalara, ayak terine ve kadınların akıntılarına iyi gelir. Ağız boşluğu iltihabı, dişeti, boğaz ve gırtlak hastalıklarında gargara yapılmalıdır. Ceviz yaprağının kaynama suyu banyo suyuna eklendiğinde, donuk kabarcıkları iyileşir. Ceviz yaprağı kaynama suyu, hızlı saç dökülmelerinde de kafa derisine friksiyon (ovarak sürme) yapmakla kullanılır. Bu sıvı ayrıca, kafa bitine karşı da çok etklidir. Haziran ortasında toplanan cevizlerden, mide, karaciğer ve kanı temizleyen, mide yorgunluğunu ve bağırsak çürüklüğünü gideren çok etkili bir ceviz tentürü elde edilir. Bu tentür, ayrıca kan koyuluğuna karşı da çok yararlıdır. UYARILAR: İçerdiği tanen maddesi duyarlı kişilerde bazen mide bulantısı veya kusmaya yol açabilir. Bunun dışında, ceviz yaprağının bilinen bir yan etkisi yoktur. (Referans3) Kullanım Biçimleri: Çay hazırlamak: 1) Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, orta boy 1 su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, 4-5 dakika demlendirilir ve süzülür. Gün boyunca 1 veya 2 bardak yudumlanarak içilir. (Referans1) 2) Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, orta boy 1 su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 2-3 dakika boyunca hafif ısıda kaynatılır. Süzülen çay kullanıma hazırdır. Günde 2-3 bardak içilir. (Referans3) Banyo ve Yıkama Katkısı: Tam banyolar için, iki büyük avuç ince kıyılmış yaprak, akşamdan 2-3 lt suya eklenir. Sabahleyin hafif ateşte 4-5 dakika kaynadıktan sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Gerektiğinde, bitki miktarı bir misli arttırılabilir. Tentür hazırlamak: Haziran ortasında, 20 kadar genç ceviz dörde bölünerek bir cam kavanoza koyulur ve üstüne 1 lt kanyak eklenir. Kanyak, cevizlerin üstüne çıkmalıdır. Ağzı iyice kapanan kavanoz 14 gün boyunca güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir. Sonra süzülerek koyu renkli şişelere doldurulur. ![]() ![]() |
| Çevrimdışı | |
| | #20 (permalink) |
![]() | İncir ( Yemiş ) İncir (Feigenbaum/Figuier/Fig tree/Yemiş/Ficus caria/Figue) Mart-nisan aylarında çiçek açan, 1,5-6 m yüksekliğinde, süt taşıyan iki evcikli bir ağaçtır. Yabanî olarak bulunursa da, daha çok yetiştirilir. Yemiş olarak da bilinir. Erkek bitkiler Ficus carica varyete caprificus (baba incir), dişi bitkiler Ficus carica varyete domestica (yenen incir) ismini alırlar. Çiçekler, çukurlaşarak armut biçimini almış ve etlenmiş olan çiçek tablasının iç çeperinde toplu bir hâlde çiçek durumlarını teşkil ederler. Baba incirin çiçek durumunda çiçek tablasının ağıza yakın kısımda erkek çiçekler, daha aşağı kısımlarında ise mazi çiçeği denilen verimsiz dişi çiçekler bulunmaktadır. Yenilmekte olan incirin tozlaşması mazi böcekleri (Blastophaga grossorum) tarafından yapılmaktadır. Böcekler yumurtalarını mazi çiçeklerinin yumurtalıklarına bırakırlar. Genç böcekler çiçek tablasını terk ederken, çiçek tablasının ağız kısmına yakın bulunan olgun erkek organ basçıklarına süründüklerinden, üzerlerindeki çiçek tozları ile gitmiş oldukları dişi bir bitkinin dişi çiçeğini dölleyebilirler. Olgunlaşma esnâsında çiçek tablasının çeperiyle, çiçeğin taç yaprakları etlenip tatlılaşarak incir denen yalancı meyve hâsıl ederler. Asil meyveler esmer renkli olan sert çekirdeğimsi kısımlardır. Yurdumuzda incir en çok İzmir-Aydın yöresinde yetiştirilmektedir. En meşhur ve en lezzetli incir de İzmir inciridir. İzmir incirinin dışında seker inciri, mor incir, Sultan Selim inciri, yediveren inciri, kavak inciri ve patlıcan inciri gibi çeşitleri de vardır. Sultan Selim ve kavak inciri İstanbul ve çevresinde yetiştirilen mor renkli ve tatlı bir incirdir. İncirin kurutulmuşu da çok değerli olup, iyi bir besin kaynağıdır. Kuru incirlerin de ince kabuklu ve çok tatlı olan “sarı lop” ve kalın kabuklu hafif yeşilimsi “gök lop” gibi çeşitleri vardır. Türkiye’de yetiştiği yerler: Ege ve Akdeniz bölgesi. Kullanıldığı yerler: İncir meyvelerinde seker, organik asitler, sâbit yağ ve vitaminler (A,B,C) vardır. Meyveleri gerek yas olarak gerek kuru olarak yenmektedir. Kuru meyveler balgam söktürücü olarak, yumuşatıcı olarak kullanılır. Halk arasında sütle kaynatılan incir ses kısıklığına karşı kullanılır. İncir, kalbe ferahlık verir. Kuluncu ve sindirim organı sancılarını giderir. Ayrıca, yas dalları kırıldığında akan sütümsü beyaz sıvı, nasır ve siğillere sürülürse tedavi eder. ![]() ![]() |
| Çevrimdışı | |