![]() | ![]() |
| |||||||
| Şiirler ve Güzel Sözler Şiirleri ve Güzel sözleri burada yayınlayabilirsiniz... |
![]() |
| | LinkBack | Seçenekler | Stil |
| | #1 (permalink) |
![]() | telefonun öte ucunda onur ansızın söylüyor duydun mu haberi? ömrü bir soruya kilitleniyor ahmet'in bir uçurumdan yuvarlanır gibi durmadan düşüyorum sesimi unutmuş tuzdan yorulmuş granitlere dağılıp kalıyorum kanımda ılık bir hüzün türkü söylüyor sitemli sesiyle "sakin göllerin kuğusuyduk salınarak suyun yanağında yarılan ekmeğin buğusuyduk gözüm yaşarıyor yüreğim kanıyor olmasaydı sonumuz böyle..." gökyüzü düşüyor kuşlar bulutlar düşüyor yağmurlara tutunarak... kırgın olduğum bir adam içime acılar salıyor kapamışım gözlerimi hüzünle titreyen bir perdeyim... tıkır tıkır bir film işliyor. sıpka bir hayat geçiyor varoşlardan. şımarık yüzlü sakallı bir çocuk dalga geçiriyor hayatla gözüm diyen bıçkın diliyle karanlığa söylüyor; "ben bir bıçak ucuyum kavga vermiş halkına, başkaldırıyorum hey varın benim farkıma" en çok bize kızıyorum en çok bana.. hayatın biley taşında biten bıçak gibi kalıyoruz... kabı ıslanmış kibritiz ateş veda ediyor kalbimize kör bir düğümü kılıçla kesmişler diyorlar iskender oysa bir düğüm bile değiliz ve de kılıç... yazık ki içi ağrıyan bir kabuktur bizden geriye kalan. bugün bugün bir daha azalan.... çatal kaşık fırlatan yosmaların asker kaçağı vatanseverlerin kiralık dillerinden yalan sıçrıyor mikrofonlara çoktan ihaleye verdiği namusları tokat gibi kızarmıyor suratlarında... yağmura yakalanmış makyajları gibi yüzlerinden akmıyor utanç... dedikodu yazarlarının günceleri lağım kokuyor... yalancılar gül sularını dökünüp sırıtkan çıkıyor kapılarından medya plazalarının çarşıda bir telaş bir telaş yeniden raflara diziliyor ahmetler kapaklar yeniden gülümsüyor tezgah altlarından kurtuluyor afişler. kurt kapanı giyerek siyahlarını içi gülen bir ağlamayla açıyor kasalarını sesi yasaklandığı sokaklara salınıyor ahmet'in bu kent bizden uzun yaşar ahmet bu kent tarihi olan bir haylaz. tutanaklar hükümsüzdür artık, yakılan emirler hükümsüz... eğer dostluklar kapatılmazsa ziyaretsiz bırakılmış küflü mezelere bil ki ; türkülerin aşka ve alın terine emanettir, sesinde açan ateş körüklerine... her gün biraz daha çekilen bir yürek telaşıydı gurbet. adına hasret dediğin yalnızlık ciğerinle eriyen demirden koca bir dağdır... imdat desen, çığlığını salsan, sazın delirse belki anlamadan geçip gidecekti yanı başında paris! gözlerini kapasam binsem düşlerine pasaportsuz girsen arguvan'a bir gece yarısı delirmekten beterdi sesinde açan tomurcuk türküler söyledim sana duyuyor musun? şimdi galata'dan geçiyorum, grileri yırtılmış bir istanbul'dan geçiyorum yüzümdeki çamurda yorulmuş haliç içini çekiyor köPage Rankingü altında iniltisini yakalıyor oltalar kancadaki istavrit gibi çırpınıyor içim insanlarda aynı telaş... güverteden atılan simit yine sevindiriyor martıları çamlıca'da antenlerden sen geçiyorsun radyolarda ibreler günah çıkarıyor fermancılar pasında erirken sen türkü söylüyorsun; "bir soğuk yel eser üşür ölüm bile anlatır akan kanı beyaz sesiyle" hoşça kal gözüm hoşça kal! Uğur Karataş Beni bir yaradan bir yaşatan var, Yaradanım Allah yaşatan sensin. Benim bir sevdiğim bir taptığım var, Taptığım Allah,sevdiğim sensin.. ![]() ![]() |
| Çevrimdışı | |